Anne Babalar İçin

Anne-Baba Seminerleri

Young Couple with Two Children (8-12) Walking on the BeachTürkiye’nin ilk ve tek bütüncül düşünme becerileri merkezi olan GeniuSpy tarafından hazırlanan anne-baba seminer programının ve atölye çalışmalarının içeriğini aşağıda görebilirsiniz.
Seminerler 60 – 90 dakika arasında sürmekte olup anlatım ve anlatım sonrası soru – cevap şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Atölye çalışmalarının her biri iki saat olarak planlanmıştır. Bu oturumlarda katılımcıların aktif olduğu uygulamalar yapılmakta, her oturum sonunda değerlendirmelerde ve paylaşımlarda bulunulmaktadır.

 

 
1. Seminerlerimiz
1.1 Meraklı Doğan Meraklı Kalsın: Merak, öğrenmenin ateşleyicisi, bireyin yaşam enerjisidir. Hayata gözlerini açtığı andan itibaren çevresini gözleyen, tüm keşiflerini merak duygusuyla yapan çocuklarımızın “meraklı kalmasını” nasıl sağlayabiliriz? Bu seminer, 10 adımda kalıcı merak oluşturmanın yollarını anlatıyor.

 
 1.2 Güçlü Aile, Güçlü Çocuk: Çocuk, ailenin aynasıdır. Biliriz ki çocuklar dudaklarımızdan çok ayak izlerimizi takip ederler. O halde ebeveynler olarak bizler çocuklarımızı nitelikli kılmak için hangi adımları atmalıyız? “Güçlü Aile, Güçlü Çocuk” seminerinde ailelere, doğru rol model olmanın yol haritasını anlatıyoruz.

 

1.3 Çocuğunuz Dikkatsiz mi? Emin misiniz?: Anne – babalar olarak çocuklarımızın yaptıkları hataları dikkatsizlik olarak nitelendirmeye yatkınız. “Dikkat eksikliği” uzmanlık gerektiren bir tanımlama olduğu gibi, dikkatsizlik olarak açığa çıkan sorunun kökeni de bambaşka bir noktada olabilir. Bu seminer aileleri dikkat kavramı konusunda bilinçlendirerek hatanın öğretici yönüne odaklanır.

 

 1.4 2030: Geleceğin Nitelikli Bireyini Yaratmak: Değişimin en hızlı yaşandığı çağdayız. Her gün bilgi miktarı katlanarak artıyor. 21. yüzyıl bilgi çağı olmaktan çıkıp fikir çağına dönüşüyor. “2030”, fikir çağında başarılı olacak bireyi yetiştirmenin yöntemlerini aktarıyor.

 

1.5 Mükemmeliyetçilik ve Çocuk: En sık karşılaştığımız durumlardan biri, çocukların mükemmeliyetçi olmaları. Peki bu durumun olumlu ve olumsuz yönleri nelerdir? Mükemmeliyetçilik nasıl dengelenirse çocuğun hayat kalitesini arttırır? Hangi söz doğrudur: “İyi, mükemmelin düşmanıdır” mı, “Mükemmel, iyinin düşmanıdır” mı? Bu seminerde mükemmeliyetçiliğin çocuktaki oluşum sürecinden başlıyor, efektif kullanıma uzanan yolda ilerliyoruz.

 

1.6 Benim Çocuğum Farklı: Her anne – baba çocuğunun farklı olduğunu düşünür. Bu düşünce bilimsel anlamda doğru mudur? Bireysel farklılıkları ne şekilde değerlendirmeli, bu farklılıklara nasıl yaklaşmalıyız? Bu seminerde tek tip birey sendromundan kurtulup özgün çocuklar yetiştirmenin yanıtlarını arıyoruz.

 

1.7 Kitlesel iletişim mi, Bireysel Tahribat mı?: Televizyon izleme oranı ve internet kullanımı açısından dünya sıralamasında başı çeken ülkeler arasındayız. Eğitim ve öğretim açısından yapılan uluslararası değerlendirmelerde ise Meksika gibi ülkelerle son sıraları paylaşıyoruz. Televizyon, internet ve akıllı telefonlar bize ne getiriyor, bizden ne götürüyor? Bu seminerde hayatımızdan çıkarmamız imkânsız olan kitlesel iletişim araçlarına nasıl yaklaşmamız gerektiğini anlatıyoruz.

 

1.8 Okuyorum, Öyleyse Varım: Azerbaycan’ın nüfusu 7 milyon. Orada kitaplar ortalama 100.000 adetle baskıya giriyor, bizde ise bu rakam 2000 – 3000 civarında. Ülkemizde her 100 kişiden sadece 4,5 kişi kitap okuyor. Yıllık olarak Japonya’da 4 milyar 200 milyon, Türkiye’de sadece 23 milyon kitap basılıyor. Birleşmiş Milletler İnsani Gelişim Raporu, kitap okuma oranında Türkiye’nin 173 ülke arasında 86. sırada olduğunu gösteriyor. 570.000 kahvehanemiz, 1412 kütüphanemiz var. Sizce de ülkemizdeki her ferdin eline kitap almasının zamanı çoktan gelmedi mi?
Bu seminerde erken yaşlardan itibaren kitap okumanın önemine, kitabın kişisel ve zihinsel gelişime olan katkısına odaklanıyoruz.

2. Anne – Baba Atölye Çalışmaları

2.1 Süre: Her bir oturum için 2 saat
2.2 Yöntem: Anlatım, Vaka Örnekleme, Uygulama, Paylaşım ve Değerlendirme
2.3 İçerik: 8 oturum şeklinde tasarlanmış olan atölye çalışmaları iki temel alana odaklanıyor: Zihinsel gelişim ve sosyal – duygusal boyut.

 

2.4. Zihinsel Gelişim Temalı Atölye Çalışmaları

 

2.4.1. Çocuk Gibi Düşünmek: İlk atölye çalışması olan “Çocuk Gibi Düşünmek”, çocukların yetişkinlerden neden ve nasıl farklı olduklarını düşünsel boyutta ele alıyor. Anne – babalara çocuk bakış açısını örneklerle ve uygulamalarla anlatan bu çalışmada biz de çocukluğumuza geri dönüyor, geçmişi tekrar yaşıyoruz.

 

2.4.2. Bütüncül Gelişim Mantığı: Çok yönlü, akıcı düşünen, yaratıcı çocuk yetiştirmek her anne – babanın isteğidir. Ancak eğitim sistemi, okulların yapısı ve ailelerin yaklaşımı bu isteğin önünde engel oluşturabiliyor. Bu çalışmada doğal uyaranların tanımını ve önemini, erken müdahale mantığını ve bütüncül gelişim sağlamanın yöntemlerini paylaşıyoruz.

2.4.3. Öğretmen Olmadan Öğretmek: Ebeveynler öğretmen rolüne girmeden çocuklarının zihinsel gelişimine ciddi katkılar sağlayabilirler. Her anne – babanın çocuğuyla kaliteli zaman geçirerek ona bilişsel destek vermesi mümkündür. Rol çatışması yaşamadan bütüncül zihin gelişimini desteklemenin yöntemlerinin aktarıldığı bu çalışma, uygulama ağırlıklı ilerliyor.

 

2.4.4. Bağımsız ve Etkin Öğrenme: Pek çok eğitim teorisinin ve yaklaşımının temel kavramı olan “bağımsız ve etkin öğrenme”, çocuğun akademik ve sosyal hayatında kendi yolunu çizebilmesi için şarttır. Bu kavramı açıklayarak başlayan çalışma, bilişsel ve duygusal açıdan bağımsız ve etkin öğrenmenin nasıl destekleneceğini aktaran uygulamaları içeriyor.

 

2.5. Sosyal – Duygusal Boyutla İlgili Atölye Çalışmaları

 

2.5.1. Anne – Babanın Algoritmik Dili: Çocuklarda tutum ve davranış değişikliği yaratmak, istenmedik davranışları ortadan kaldırmak için yetişkinlerin belli ilkelere dayanan, tutarlı dil kullanmaları gerekir. Çocuklarla iletişimde en sık yapılan hataları anlatarak başladığımız bu çalışma, doğru iletişim yöntemlerini bir araya toplayan “Algoritmik Dil’in ilkelerinin aktarılmasını ve uygulanmasını içeriyor.

 

2.5.2. Beden Dilinin En Saf Halini Okumak: Çocuklar bize konuşmadan da çok şey anlatırlar. Yetişkinlerden farklı olarak daha saf bir beden dili kullanan çocukları nasıl “okuyabiliriz”? Çocukların duygu durumunu anlamak ve doğru hareket tarzını belirlemek amacını taşıyan bu çalışmada duyguları nasıl “görebileceğimizi” öğreniyoruz.

 

2.5.3. Sağlıklı Ambalajda Pozitif Disiplin: Çocuklara kuralları öğretmek, uygun sosyal normları kazandırmak önemli ve gereklidir. Ancak bunu yapmaya çalışırken katı kuralcılıkla pozitif disiplinin arasında çok ince bir çizgi olduğunu akılda tutmalıyız. Bu atölye çalışması anne – babalara doğru yöntemleri kullanarak kalıcı iyileştirme sağlamanın yöntemlerini aktarıyor.

 

2.5.4. Eşsiz Doğdu, Eşsiz Kalacak: Atölye çalışmalarının sonuncusu olan “Eşsiz Doğdu, Eşsiz Kalacak”, çocuklarımızın özgün, bağımsız ve mutlu bireyler olarak hayatlarını sürdürmeleri için anne – babaların neler yapabileceklerine odaklanıyor. Koşulsuz – koşullu sevgi, eleştiri – değerlendirme farkı, kişiliğe ve/veya davranışa odaklanma konuları ele alınıyor ve aile kavramının kalıcılığı üzerine yapılan uygulamayla çalışma tamamlanıyor.